Kitap Sözleri

Bir başka Kitap Sözleri sitesi

Author

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski

Ezilenler ve Ölüler Evinden Anılar adlı eserleriyle bilinen bir yazardı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar, Suç ve Ceza, Kumarbaz, Budala, Ebedi Koca ve Ecinniler gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumaranelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı, Bir Yazarın Günlüğü ve Karamazov Kardeşler adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 28 Ocak 1881 tarihinde öldü.

Bu yepyeni intibalardan yorgunluk duymaya başlamıştı

Her şeye hayret ediyor; kafasından geçenleri aksettiren bakışını gelen-geçenin yüzünden ayıramıyordu. Her gördüğünü dikkatle inceliyor, halkın konuşmasını sevgiyle dinliyor, sanki bütün bunlarla, tek başına geçirdiği ıssız gecelerde odasında doğan düşünceleri karşılaştırmak istiyordu. İkide bir, gayet önemsiz şeylerden hayrete düşüyor, bu… Continue Reading →

Tam ulaşamazsan bile dene, belki başarırsın!

– Yo, doğru değil bu Yegor Petroviç. Umutsuzluğa kaptırma kendini. Sanatta sabırla direnme gerek. Oysaki sen karamsarlık anlarında hep yetenek yoksunluğundan yakınıyorsun. Yanılıyorsun kardeşim; yeteneğin var, buna eminim. Sanat duyuşu ve anlayışından hissediyorum bunu. Bana anlattığın geçmişinden belli… Şu karamsarlık,… Continue Reading →

Önünde yepyeni bir dünya tüm parlaklığıyla belirdi!

Oda karardı. Ruhunda boşluk, hüzün vardı. Çevresindeki hayal ülkesi yıkılıyor, bir iz bırakmadan yıkılıyordu. Her şey, düş gibi, gürültüsüz, sessizce gelip geçmişti. Şimdi hayallerinin neler olduğunu bile bile anımsamıyordu. Ama içini sızlatan yeni bir duygu, kışkırtıcı bir istek belirsiz bir… Continue Reading →

İyi adamlar yalnızlıktan ölüyor

İyi adamlar yalnızlıktan ölüyor, İyi kadınlar kötü adamların balkonundan gökyüzüne bakarken… Fyodor M. Dostoyevski

Duygular neden çırılçıplak ortaya seriliyordu?

Ordınov, kilise kapısında sadaka bekleyen dilenci kocakarıları, hasta ve sakatları aralayarak kadının yanma sokuldu ve o da diz çöktü. Elbisesi, onun elbisesine değiyor, vecd içinde mırıldandığı duayı, dudakları arasından kesik kesik çıkan soluğu işitiliyordu. Kadının yüzü bu defa da derin… Continue Reading →

Etiyle, kemiğiyle gerçek bir insan olmak o kadar zor ki…

“Yazdıklarımı okurken hoş bir duyguya kapılmayacaksınız eminim, hepimiz daracık dünyalarımızda insanlardan kopuk yaşıyoruz çünkü. Gerçek hayata öylesini yabancılaşmışız ki, adını bile duymak istemeyiz. Peki ama neden bazen olmadık, aptalca arzular peşinde koştururuz? Sebebini biz bile bilmiyoruz. Üstelik, bu olmadık isteklerimiz… Continue Reading →

İnsan özgür olabilir mi?

İnsanlar, hele şu son zamanlarda bir özgürlük teranesi tutturdular; neymiş bu peşinde koştukları özgürlük? Yalnızca esirlik ve kendine kıymadan ibaret! Çünkü insanlar: “ihtiyaçlarını temin etmeye bak, sen de en yüksek, en zengin kişilerle aynı haklara sahipsin” inancına saplandılar. “İhtiyaçların giderilmesi… Continue Reading →

Bana faydası olacak hiçbir ahlak kuralı yoktur

Ben, kendi kendimi bütünüyle mahvettim. Artık kendimi kıyaslayabileceğim herhangi bir şey var mıdır; ahlak kuralları filan? Bana faydası olacak hiçbir ahlak kuralı yoktur artık. Hele böyle bir durumda ahlak dersleri kadar yersiz bir şey olamaz. Ah, şu kendini beğenmiş tipler!… Continue Reading →

Bütün düşünen insanlar, bu eski gerçeği bilir.

İnsanların çoğu, en iyi arkadaşını alçalmış görmekten mutlu olur. Genellikle arkadaşlıkların bu temele inşa edildiğini de söylemek abartı olmaz. Bütün düşünen insanlar, bu eski gerçeği bilir. Kumarbaz, Dostoyevski

Kitaplar bütün varlığımı sardı, hayatımı doldurdu.

Kendimi bundan böyle tümden okumaya verdim. Kitaplar bütün varlığımı sardı, hayatımı doldurdu. İçimde yeni yeni beliren duygular, gereksinimler, zamansız gelişen gençliğin ruh bunalımları, akacak başka bir yol bulmuş, bende uzun bir süre için yeni bir amaca kavuşmuştum. Az zaman içinde… Continue Reading →

Manevi varlığımızın biricik kaynağı acı değil mi?

Belki de insan yalnızca refahtan değil, acıdan da aynı ölçüde hoşlanıyor. Hatta acının mutluluk kadar yararlı olduğu bile düşünülebilir. İnsanın yeri geldiğinde acıyı,tutkuya varan derecede sevdiği bir gerçektir. Bunu anlamak için insanlık tarihine bakmaya gerek yok,yaşamın ne olduğunu bilen bir… Continue Reading →

© 2019 Kitap Sözleri

Up ↑

Edebiyat